Bize ulaşın! 0535 664 07 63 ✉ yildirimpatent@gmail.com Hukuk Hizmetleri: cmyhukuk.com

Türkçe Karakter İçeren Markalar (ş, ğ, ı, ç)

Ş, ğ, ı ve ç harfleri markaya yerel bir sıcaklık katar, ama alan adında, sosyal medyada ve yurt dışında yazım sorunlarına yol açabilir. Bu yazı, Türkçe karakterli bir markayı tescil ederken ve kullanırken yazım varyantlarını nasıl yönetebileceğinizi anlatıyor.

Kısaca
Türkçe Karakter İçeren Markalar (ş, ğ, ı, ç) — bölüm şeması
Yazının bölüm akışı: Türkçe Karakter İçeren Markalar (ş, ğ, ı, ç)

Aynı markanın iki yazılışı: Kuşburnu mu, Kusburnu mu?

Ege'de reçel ve marmelat üreten küçük bir işletme düşünelim. Markası, yöresel bir meyveden esinlenen Kuşburnu Bahçesi ifadesi. Etiketlerde ş harfiyle yazılıyor, ama alan adını alırken, e-posta adresini açarken ve bir pazaryeri mağazası kurarken ş harfi sorun çıkarıyor; sistemler çoğu zaman Kusburnu yazımını istiyor. Kısa süre sonra işletme sahibi şu soruyla karşılaşıyor: tescilim ş harfli yazımı koruyor, peki internette kullandığım s harfli yazım da korunuyor mu? Bu soru, Türkçe karakterli markaların sahiplerinin en sık sorduğu sorulardan biridir. Kargo etiketlerinde ve faturalarda da aynı dönüşüm yaşandığında, markanın iki yazımı fark edilmeden yan yana dolaşmaya başlar.

Marka tescili, başvuruda gösterilen işaret üzerinden yapılır. Ş harfli yazımla tescil edilmiş bir marka, s harfli yazımı ayrı bir işaret olarak tescil etmiş sayılmaz. Ancak koruma yalnızca birebir aynı işaretle sınırlı değildir; karıştırılma ihtimali doğuran benzer işaretler de değerlendirmeye girer. Tek harfin Türkçe karakterli ya da karaktersiz yazılması, okunuş ve görünüş olarak markayı genellikle çok az değiştirir. Bu nedenle benzerlik incelemesinde iki yazımın yakın bulunma ihtimali yüksektir. Yine de bu bir değerlendirme konusudur ve her marka kendi özellikleri içinde ayrıca ele alınmalıdır.

Ön araştırmada iki yazımı birlikte taramak

Türkçe karakterli bir marka seçmeden önce yapılacak benzerlik araştırmasında, markanın hem Türkçe karakterli hem de karaktersiz yazımını taramak gerekir. Örneğin Çınar markası için yalnızca Ç ve ı harfleriyle arama yapmak, Cinar ya da Chinar gibi yazımlarla yapılmış eski başvuruları gözden kaçırabilir. Veri tabanlarında karakter dönüşümleri her zaman tutarlı işlemeyebilir; bu nedenle aramanın farklı yazımlarla tekrarlanması önemlidir. Okunuşu aynı, yazılışı farklı markaların nasıl değerlendirildiğini marka telaffuz ve yazılış konulu yazımızda ayrıca anlattık. Araştırmayı birden fazla yazımla yapmak, sonradan çıkabilecek itirazları öngörmenizi sağlar.

Araştırmanın sonucunda iki ayrı başvuru yapıp yapmamaya karar vermek gerekir. Genel yaklaşım, fiilen kullandığınız yazımı tescil ettirmektir. Etiketlerde ş harfli yazım, internette ise s harfli yazım yoğun biçimde kullanılıyorsa, her iki yazımın da ayrıca tescil ettirilmesi düşünülebilir. Ancak kullanılmayan bir varyant için başvuru yapmanın da bir bedeli vardır: tescilden sonra 5 yıl boyunca ciddi biçimde kullanılmayan bir marka, iptal talebiyle karşılaşabilir. Bu nedenle varyant başvuruları, gerçek kullanım planına göre yapılmalı ve markanın kendi kullanım tablosu içinde değerlendirilmelidir. Kullanım delillerini, yani fatura, katalog ve ekran görüntülerini her iki yazım için ayrı saklamak da ileride işinize yarar.

Alan adı, e-posta ve kullanıcı adlarında ğ ile ı sorunu

İnternette Türkçe karakterler hâlâ tam olarak rahat kullanılamıyor. Türkçe karakterli alan adları teknik olarak mümkün olsa da kullanıcılar bu adresleri yazmakta zorlanabilir, bazı e-posta sistemleri bu karakterleri desteklemeyebilir ve sosyal medya kullanıcı adları genellikle yalnızca Latin alfabesinin temel harflerine izin verir. Bu nedenle Türkçe karakterli markaların büyük bölümü internette karaktersiz yazımla görünür. Böyle bir durumda karaktersiz alan adını erken almak ve mümkünse Türkçe karakterli alan adını da kaydettirmek, adresin başkasının eline geçmesini önler. Alan adı ile marka arasındaki ilişkiyi ayrı bir yazıda ele aldık.

Alan adı ve kullanıcı adı, marka tescilinin yerine geçmez; bunlar yalnızca bir adresi ya da hesabı belirtir. Buna karşılık tescilli bir marka, kötü niyetle alınmış benzer bir alan adına karşı başvurulabilecek yolların temelini oluşturur. Ğ harfinin düşürülmesi, ı harfinin i ile yazılması gibi dönüşümler bazen markanın okunuşunu da değiştirebilir. Örneğin Dağlı yazımı Dagli olduğunda farklı okunabilir. Bu tür dönüşümlerde markanın hangi yazımının internette kullanılacağına baştan karar vermek ve bu yazımı tutarlı biçimde kullanmak, hem müşteri algısını hem de hukuki korumayı güçlendirir.

Sınır ötesinde okunuş ve anlam kontrolü

Yurt dışı pazarlarda Türkçe karakterler iki tür sorun yaratabilir. Birincisi okunuştur: ş, ğ ve ı harflerini bilmeyen bir tüketici, markanızı beklediğinizden çok farklı okuyabilir. İkincisi anlamdır: karaktersiz yazıldığında markanız, hedef ülkenin dilinde istenmeyen bir anlama gelebilir ya da yerel bir markaya benzeyebilir. Yurt dışında satış planlayan bir işletme, markasının hedef dillerde nasıl okunduğunu ve ne anlama geldiğini başvuru öncesinde kontrol etmelidir. Yurt dışı başvuru yollarını marka yurt dışı tescil rehberimizde ayrıntılı olarak anlattık. Hedef ülkedeki distribütörünüzden markayı yüksek sesle okumasını istemek bile hızlı ve işe yarar bir ilk testtir.

Uluslararası başvuru sistemlerinde marka genellikle ulusal başvurudaki yazımıyla korunur. Bu nedenle ihracata yönelik bir markada, yurt dışı başvurularının hangi yazıma dayanacağını baştan düşünmek gerekir. Bazı işletmeler yurt içinde Türkçe karakterli yazımı, yurt dışında ise karaktersiz ya da uyarlanmış bir yazımı tercih eder; bu durumda iki yazımın ayrı ayrı korunması gündeme gelebilir. Rüçhan hakkı marka için 6 ay olduğundan, yurt içi başvurudan sonra yurt dışı adımlarını gecikmeden planlamak önemlidir. Hangi yazımın hangi pazarda kullanılacağı ise işletmenin ihracat planına göre ayrıca değerlendirilmelidir.

İlgili Mevzuat

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, marka olarak tescil edilen işareti ve buna karıştırılma ihtimali doğuracak ölçüde benzer işaretlerin kullanımını düzenler; tescil başvuruda gösterilen yazım üzerinden yapılır.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.tr

Harfinizi koruyun, varyantınızı planlayın

Türkçe karakterler markaya kimlik kazandırır, ama dijital dünyada ve yurt dışında yazım varyantları kaçınılmazdır. Tescil başvurudaki yazıma göre yapılır; karaktersiz yazım ise çoğu zaman benzerlik değerlendirmesiyle korunur. Etiket, alan adı, sosyal medya ve ihracat için hangi yazımı kullanacağınıza baştan karar vermek, gerekiyorsa her iki yazımı da tescil ettirmek ve ön araştırmayı iki yazımla yapmak, markanızı bu varyantlara karşı daha dayanıklı hâle getirir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ş harfli tescilim s harfli yazımı da korur mu?

Tescil, başvuruda gösterilen yazımı korur. S harfli yazım ayrı bir işaret olarak tescilli sayılmaz; ancak iki yazım arasındaki fark genellikle çok küçük olduğundan benzerlik değerlendirmesinde karıştırılma ihtimali yüksek görülebilir. Karaktersiz yazımı yoğun kullanıyorsanız ayrıca tescili düşünebilirsiniz.

Türkçe karakterli alan adı almalı mıyım?

Türkçe karakterli alan adları teknik olarak mümkündür, ancak kullanıcıların bu adresleri yazması ve bazı sistemlerin desteklemesi sorun olabilir. Pratikte karaktersiz alan adını esas almak, Türkçe karakterli alan adını da yönlendirme amacıyla kaydettirmek adresin başkasının eline geçmesini önlemeye yardımcı olur.

Yurt dışında markamın yazımını değiştirmem gerekir mi?

Zorunlu değildir, ancak hedef ülkede markanızın nasıl okunduğu ve ne anlama geldiği kontrol edilmelidir. Okunuş ya da anlam sorunu varsa uyarlanmış bir yazım tercih edilebilir; bu durumda o yazımın da ayrıca korunması gerekir. Karar ihracat planına göre verilmelidir.

Yazım varyantlarınızı birlikte değerlendirelim

Markanızın hangi yazımlarla tescil edilmesi gerektiğini ön araştırmayla birlikte değerlendirebiliriz.

Bizimle iletişime geçin