Marka koruması ülkeseldir; Türkiye'deki tescil yalnızca Türkiye'de geçerli olduğundan yurt dışı için ayrıca koruma gerekir.
- Marka koruması ülkeseldir.
- Her ülkede ayrı koruma gerekir.
- Madrid Protokolü çok ülkeli tescili kolaylaştırır.
- İhracat öncesi marka koruması önemlidir.
Marka hakkı ülkesellik ilkesine tabidir; Türkiye'de yapılan tescil yalnızca Türkiye sınırları içinde koruma sağlar. Ürünlerini yurt dışına satan veya satmayı planlayan işletmelerin, hedef ülkelerde de marka korumasını sağlaması gerekir.
Yurt dışı tescil için ya her ülkede ayrı ulusal başvuru yapılır ya da Madrid Protokolü gibi uluslararası sistemler kullanılır. İhracat yapılan pazarlarda markanın önceden başkalarınca tescil edilmesi ciddi sorunlara yol açabileceğinden, koruma stratejisinin ihracattan önce kurulması önem taşır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (ülkesellik ilkesi)
Sınai mülkiyet hakları, tescil edildikleri ülke sınırları içinde koruma sağlar. Türkiye'de tescilli bir markanın yurt dışında korunabilmesi için ilgili ülkelerde ulusal başvuru yapılması veya Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası tescil sistemlerinden yararlanılması gerekir.
6769 sayılı SMK — mevzuat.gov.trSonuç
Marka koruması ülkeseldir; yurt dışı pazarlarda koruma için hedef ülkelerde ayrıca tescil yapılmalıdır.
Ülke Seçimi ve Başvuru Sırası
Yurt dışı koruma kararı verilirken ilk soru hangi ülkelerde başvuru yapılacağıdır. Mevcut ihracat yapılan ülkeler, kısa vadede hedeflenen pazarlar, üretim ve fason imalatın yapıldığı ülkeler ile taklit üretiminin yoğun olduğu bölgeler birlikte değerlendirilmelidir. Yalnız satış yapılan yerlere odaklanmak yaygın bir eksikliktir; ürünün üretildiği ülkede koruma bulunmaması, taklit ürünlerin kaynağında durdurulmasını imkânsız hâle getirebilir. Bu nedenle liste hazırlanırken tedarik zincirinin tamamı gözden geçirilmelidir.
Başvuru sırası da önemlidir. Madrid Protokolü kapsamındaki uluslararası tescil, tek bir başvuruyla birden çok ülkeye ulaşma imkânı verir; ancak bu tescil, dayandığı ulusal başvuruya beş yıl süreyle bağlıdır. Esas başvurunun bu süre içinde düşmesi hâlinde uluslararası tescil de etkilenir ve sınırlı bir süre içinde ulusal başvurulara dönüştürme yoluna gidilmesi gerekir. Bu risk, esas başvurunun sağlamlığını en baştan önemli kılar.
Rüçhan Hakkının Doğru Kullanımı
Rüçhan hakkı, ilk başvuru tarihinin sonraki ülke başvurularına taşınmasını sağlar. Markalarda bu süre kanunun m.12/1 hükmüyle altı ay olarak belirlenmiştir. Süre içinde yapılan başvurular, ilk başvuru tarihi esas alınarak değerlendirildiğinden aradaki dönemde üçüncü kişilerin yaptığı başvurulara karşı üstünlük sağlanır. Bu nedenle yurt dışı planlaması, ilk başvurunun yapıldığı gün başlatılmalı ve takvim buna göre kurulmalıdır. Süre kaçırıldığında yeni başvurular kendi tarihleriyle değerlendirilir.
Rüçhan talebinin usulüne uygun biçimde ileri sürülmesi ve dayanak belgenin süresinde sunulması gerekir; kanun bu belge için m.13/1 hükmünde ayrı bir süre öngörmüştür. Ayrıca her ülkenin kendi usul kuralları bulunduğu unutulmamalıdır. Birçok ülkede yabancı başvuru sahipleri için yerel vekil zorunluluğu vardır; Türkiye bakımından da yurt dışında yerleşik kişiler için vekil ile temsil zorunluluğu m.160/3 hükmünde düzenlenmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
Türkiye'deki marka tescili yurt dışında geçerli midir?
Hayır, marka hakkı ülkesellik ilkesine tabidir ve Türkiye'de yapılan tescil yalnızca Türkiye sınırları içinde koruma sağlar. Yurt dışında koruma isteniyorsa hedef ülkelerde ayrıca tescil yaptırılması gerekir. Bu nedenle ihracat yapan veya yapmayı planlayan işletmelerin koruma stratejisini yalnızca ulusal tescille sınırlamaması gerekir.
Yurt dışında marka nasıl tescil edilir?
İki temel yol vardır; her ülkede ayrı ayrı ulusal başvuru yapmak veya Madrid Protokolü gibi uluslararası tescil sistemlerinden yararlanmak. Madrid sistemi, WIPO nezdinde tek bir başvuruyla birden çok ülkeye yönelmeyi kolaylaştırır. Hedef pazarların sayısı ve niteliği, hangi yolun daha uygun olduğunu belirler.
İhracattan önce marka tescili neden önemlidir?
Hedef pazarda markanızı bir başkası önceden tescil ettirmişse, kendi markanızla o ülkede satış yapmanız engellenebilir ve markanın geri alınması uzun bir uyuşmazlığa dönüşebilir. Bu risk özellikle distribütör ve acente ilişkilerinde görülür. Koruma stratejisinin ihracat kararından önce kurulması, sonradan doğacak maliyetli sorunları önler.
Yurt Dışı Marka Tesciliniz İçin
Marka, patent ve tasarım süreçlerinizi avukat ve TÜRKPATENT vekili kadromuzla birlikte değerlendirelim.
Bizimle iletişime geçin