Bize ulaşın! 0535 664 07 63 ✉ yildirimpatent@gmail.com Hukuk Hizmetleri: cmyhukuk.com

Tarım ve Gıdada 29. Sınıf mı, 31. Sınıf mı?

Tarım ürünlerinde marka sınıfı, ürünün bahçeden çıktığı hâliyle mi, yoksa işlenerek mi satıldığına göre değişir. Taze meyve, sebze, işlenmemiş tahıl ve canlı hayvan 31. sınıfta, kurutulmuş, kavrulmuş, konserve edilmiş veya salamuraya alınmış ürünler 29. sınıfta yer alır. Ürünün hasattan kavanoza yolculuğunu adım adım izliyoruz.

Kısaca
Tarım ve Gıdada 29. Sınıf mı, 31. Sınıf mı? — bölüm şeması
Yazının bölüm akışı: Tarım ve Gıdada 29. Sınıf mı, 31. Sınıf mı?

Bahçeden çıkan ürün: 31. sınıfın taze dünyası

Doğu Karadeniz'de fındık bahçesi olan bir aile işletmesi düşünelim. Aile yıllarca hasat ettiği kabuklu fındığı çuvallarla tüccara satmış; son yıllarda ise kendi adını taşıyan bir markayla doğrudan tüketiciye ulaşmak istiyor. İlk adımda satılacak ürün, bahçeden toplanıp kurutma harmanında nemi alınmış, kabuğu kırılmamış fındıktır. Nice sınıflandırmasında taze meyve ve sebzeler, işlenmemiş kabuklu yemişler, işlenmemiş tahıllar, tohumlar, canlı bitkiler, çiçekler, canlı hayvanlar ve hayvan yemleri 31. sınıfta yer alır. Ailenin çuvalla sattığı işlenmemiş fındık da bu sınıfın kapsamında değerlendirilir. Marka yolculuğu bu noktada başlar.

31. sınıf, ürünün doğadan geldiği hâline en yakın olduğu aşamayı korur. Taze domates ve biber satan bir sera işletmesi, fide üreten bir fidanlık, yumurta tavukçuluğu için civciv satan bir çiftlik veya taze mantar yetiştiricisi bu sınıfın tipik kullanıcılarıdır. Tohum ve fide satışı da 31. sınıfta yer alır; ancak gübre ve tarım ilaçları farklı sınıflara gider. Bu konudaki ayrıntıları tohum ve gübre markaları hakkındaki yazımız ele alır. Bu aşamada marka çoğu zaman kasanın, çuvalın veya ambalajın üzerinde görünür ve toptancı halinde alıcıya üreticiyi tanıtır.

Kavrulan, kurutulan, salamuraya giren ürün: 29. sınıfa geçiş

Aile ikinci yılında fındığın bir kısmını kavurup vakumlu paketlerde satmaya, bir kısmını da fındık ezmesine dönüştürmeye karar veriyor. Bu noktada ürün doğal hâlinden çıkmış, işlenmiş bir gıdaya dönüşmüştür. Nice sınıflandırmasında işlenmiş kabuklu yemişler, kurutulmuş, pişirilmiş, dondurulmuş veya konserve edilmiş meyve ve sebzeler, reçeller, meyve ezmeleri, et, balık, süt ve süt ürünleri, yenilebilir yağlar ve yumurta 29. sınıfta yer alır. Kavrulmuş fındık ve fındık ezmesi de bu sınıfın konusudur. Dolayısıyla ailenin yalnız 31. sınıfta tescil ettirdiği marka, yeni ürünleri için yeterli olmayabilir.

Burada dikkat edilecek bir ayrıntı, bazı işlenmiş ürünlerin 29. sınıfta değil 30. sınıfta yer almasıdır. Fındıklı çikolata, fındıklı bisküvi, fındık aromalı tatlılar ve kakao bazlı sürülebilir kremalar gibi ürünler çoğu zaman 30. sınıfta değerlendirilir. Ürünün ana bileşeni ve sunuluş biçimi bu kararı etkiler. Bu inceliği 29. sınıf ile 30. sınıf arasındaki ayrımı ürün bazında anlatan yazımız daha ayrıntılı ele alır. Aile, ürün yelpazesine göre 29 ve 31. sınıfları, gerekirse 30. sınıfı birlikte değerlendirmelidir. Somut durumda hangi ürünün hangi sınıfa gireceği, ürün etiketi üzerinden ayrıca kontrol edilmelidir.

Aynı ürünün farklı hâlleri: zeytin, mantar ve yumurta

Fındık tek örnek değildir; birçok tarım ürünü işleme derecesine göre sınıf değiştirir. Ağaçtan toplanmış taze zeytin 31. sınıfta yer alırken, salamura veya kurutulmuş sofralık zeytin 29. sınıfta değerlendirilir. Zeytinyağı da yenilebilir yağ olarak 29. sınıfın konusudur. Taze mantar 31. sınıfta, kurutulmuş veya konserve mantar 29. sınıftadır. Yumurta ise ilginç bir örnektir: sofralık yumurta 29. sınıfta, kuluçka amaçlı döllenmiş yumurta 31. sınıfta yer alır. Canlı balık 31. sınıfta, işlenmiş ve paketlenmiş balık 29. sınıftadır. Aynı çiftlikten çıkan ürünler bu nedenle iki ayrı sınıfta korunabilir.

Bu tablo, tarım işletmelerine pratik bir kural verir: ürün hasat edildiği veya yetiştirildiği hâliyle, yıkama, ayıklama ve kurutma harmanı gibi temel işlemler dışında bir değişikliğe uğramadan satılıyorsa 31. sınıf; kavurma, pişirme, salamura, konserve, dondurma veya ezme gibi bir işleme tabi tutuluyorsa 29. sınıf düşünülür. Ancak kurutma gibi işlemlerde ürünün türüne göre farklı sonuçlar çıkabilir. Kuru meyve üreticileri, örneğin gün kurusu kayısı satanlar, genellikle 29. sınıfı esas alır. Tereddüt hâlinde ürünün ambalajındaki tanım ve işleme süreci birlikte değerlendirilmelidir; genel bir kural her ürüne aynen uymayabilir.

Kooperatif, yöre adı ve ihracat öncesi kontrol

Tarım ürünlerinde markalar çoğu zaman bir yöreyle, bir köyle veya bir kooperatifle anılır. Kooperatif üyesi üreticiler ortak bir markayla satış yapmak istediğinde, markanın kimin adına tescil edileceği, üyelerin markayı hangi koşullarla kullanacağı ve kalite standartlarının nasıl denetleneceği baştan belirlenmelidir. Bu tür durumlarda ortak marka seçeneği de değerlendirilebilir; bu yolla markayı kullanacak üyelerin nitelikleri yazılı kurallarla belirlenir. Yöre adı içeren markalarda ise ayrı bir dikkat gerekir; çünkü yöre adı tek başına tanımlayıcı sayılabilir ve tescilli coğrafi işaretlerle çakışabilir. Tescilli coğrafi işaretin sağladığı haklar, üreticinin marka stratejisini doğrudan etkileyebilir.

İhracat planlayan tarım işletmeleri için ürün listesinin ilk başvuruda doğru kurulması önemlidir; çünkü yurtdışı başvurular çoğu zaman bu listeyi temel alır. Türkiye'deki başvurudan itibaren 6 ay içinde rüçhan hakkı talep edilerek yurtdışında başvuru yapılabilir. Hedef ülkede taze ürün ile işlenmiş ürünün farklı kanallarda satıldığı düşünülerek her iki sınıfın korunması değerlendirilmelidir. Marka koruması 10 yıl sürer ve yenilenebilir; ancak listede yer alıp hiç satılmayan ürünler için kullanmama nedeniyle iptal riski doğabilir. Bu yüzden liste, işletmenin gerçek ürün takvimine ve somut koşullarına göre hazırlanmalıdır.

İlgili Mevzuat

Tarım ve gıda ürünü markalarının sınıflandırılması ve tescili 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ve Nice sınıflandırması çerçevesinde yapılır. Coğrafi işaretler ve ortak markalar da aynı Kanun kapsamında düzenlenir.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.tr

Ürün işlendikçe sınıf da değişir

Tarım ve gıda işletmelerinde marka sınıfı, ürünün doğal hâlinden ne kadar uzaklaştığına göre belirlenir. Taze meyve, sebze, işlenmemiş yemiş, tohum ve canlı hayvan 31. sınıfta; kavrulmuş, kurutulmuş, salamura, konserve ve dondurulmuş ürünler 29. sınıfta yer alır. Bahçeden kavanoza uzanan her adımda listeyi ürün takvimiyle karşılaştırmak, kooperatif ve yöre adı meselelerini baştan çözmek, markanın hem yurt içinde hem ihracatta sağlam bir zemine oturmasını sağlar.

Sıkça Sorulan Sorular

Kabuklu fındık ile kavrulmuş fındık aynı sınıfta mı?

Hayır, işlenmemiş kabuklu fındık 31. sınıfta, kavrulmuş fındık ise işlenmiş bir yemiş olarak 29. sınıfta yer alır. Fındıklı çikolata gibi ürünler ise çoğu zaman 30. sınıfta değerlendirilir. Her iki ürünü de satıyorsanız ilgili sınıfların birlikte korunması önerilir.

Zeytinyağı markası hangi sınıfta tescil edilir?

Zeytinyağı yenilebilir yağ olarak 29. sınıfta yer alır. Aynı üretici taze zeytin satıyorsa 31. sınıf, salamura zeytin satıyorsa yine 29. sınıf gündeme gelir. Zeytinyağlı sabun gibi ürünler ise 3. sınıfta değerlendirileceği için ayrıca düşünülmelidir. Liste, işletmenin gerçekten sattığı ürünlere göre hazırlanmalıdır.

Kooperatif markası kimin adına tescil edilmelidir?

Kooperatif ortak bir marka kullanacaksa, markanın kooperatifin tüzel kişiliği adına tescil edilmesi yaygın bir yoldur. Üyelerin kullanım koşulları ve kalite denetimi yazılı kurallarla belirlenmelidir. Ortak marka seçeneği de kooperatifin yapısına göre değerlendirilebilir. Üyelikten ayrılan üreticinin markayı kullanıp kullanamayacağı da önceden yazılmalıdır.

Tarım ürününüz için doğru sınıfları birlikte belirleyelim

Ürünlerinizi işleme derecesine göre ayırarak başvuru listesini ve ön araştırmayı birlikte değerlendirebiliriz.

Bizimle iletişime geçin