Rüzgâr enerjisinde buluşların çoğu artık büyük türbin üreticilerinden değil, kanat tamiri yapan kompozit atölyelerinden, dişli kutusu revizyonu yapan servislerden ve saha verisini işleyen yazılım ekiplerinden çıkıyor. Bu yazıda kanat, tahrik sistemi ve kontrol yazılımı için patent kararlarını bileşen bileşen ele alıyoruz.
- Kanat profili, kanat üretim yöntemi ve kanada eklenen parçalar ayrı ayrı korunabilir
- Sahada geliştirilen bakım ve revizyon çözümleri de patent konusu olabilir
- Kontrol yazılımı, türbinde ürettiği teknik etkiye bağlanarak anlatılmalıdır
Kanat: aerodinamik form mu, üretim yöntemi mi?
Ege kıyısında rüzgâr santrallerine kanat onarımı yapan bir kompozit firmasının, kanadın ön kenarında yağmur ve kum aşınmasını azaltan, sahada yapıştırılarak uygulanabilen segmentli bir koruyucu profil geliştirdiğini düşünün. Firma bu çözümü önce kendi bakım sözleşmelerinde kullanıyor, sonra diğer santral işletmecilerine de satmak istiyor. Burada korunacak şey kanadın kendisi değil, kanada eklenen parçanın yapısı ve uygulama biçimidir. Segmentlerin birbirine geçme şekli, kullanılan elastomer katmanın yerleşimi ve kenar sızdırmazlığı gibi teknik unsurlar bir ürün istemiyle, sahada uygulama adımları ise ayrı bir usul istemiyle korunabilir. Böylece aynı profili farklı bir yapıştırma tekniğiyle uygulayan rakip de korumanın kapsamına girebilir.
Kanat tasarımında yeni bir aerodinamik profil, uç kısımda gürültüyü azaltan tırtıklı kenar ya da yük azaltıcı esnek bölümler de patent konusu olabilir. Ancak bu tür buluşlarda iddia edilen etkinin, örneğin daha düşük gürültü veya daha yüksek enerji üretimi, tarifnamede ölçüm ya da simülasyonla desteklenmesi önemlidir. Aynı şekilde kanat üretiminde reçine infüzyonunu hızlandıran bir kalıp düzeni veya kök bölgesindeki cıvata bağlantısını güçlendiren bir yerleştirme yöntemi de ayrı bir buluş olarak ele alınabilir. Ürün ile yöntem arasındaki ayrımın baştan net yapılması, hangi istem türünün kimin faaliyetini kapsayacağını belirler.
Dişli kutusu ve tahrik: bakım sahasından doğan buluşlar
Türbin nasellesindeki dişli kutusu, ana yatak ve jeneratör, arızaların en maliyetli olduğu bölgelerdir. Bir revizyon servisinin, planet dişli kademesinde yağlamayı iyileştiren bir yağ yönlendirme halkası veya yatak değişimini vinç kullanmadan yapmayı sağlayan bir kaldırma aparatı geliştirmesi sık rastlanan bir senaryodur. Bu tür çözümler sahada, bir arıza sırasında aceleyle üretildiği için çoğu zaman belgelenmez ve başka servislerle kolayca paylaşılır. Oysa çözüm yeni ve teknik açıdan açık değilse, aparat için faydalı model ya da patent başvurusu değerlendirilebilir. Faydalı model 10 yıl, patent ise 20 yıl koruma süresi sunar. Aparatın çizimleri ve ilk kullanıldığı tarih bu nedenle kayıt altına alınmalıdır.
Bakım dünyasında dikkat edilmesi gereken bir başka konu, başkasına ait patentlerle karşılaşma riskidir. Orijinal üreticinin patentli bir parçasının birebir kopyasını yedek parça olarak üretmek, patent sahibinin izni olmadan tecavüz iddiasına yol açabilir. Bu nedenle revizyon firmalarının, ürettikleri yedek parçalar ve geliştirdikleri iyileştirmeler için yürürlükteki patentleri taraması gerekir. Bir parçanın yalnızca onarılması ile yeniden üretilmesi arasındaki çizgi, hukuken ayrıca değerlendirilmesi gereken hassas bir konudur. Somut parça, sözleşme ve patent kapsamı birlikte incelenmeden genel bir sonuca varmamak gerekir. Revizyon firmasının müşterisiyle yaptığı bakım sözleşmesi de bu değerlendirmede dikkate alınmalıdır.
Kontrol sistemi: pitch, yaw ve saha verisi
Modern türbinler, kanat açısını ayarlayan pitch sistemi ve naselleyi rüzgâra döndüren yaw sistemi sayesinde her an değişen koşullara uyum sağlar. Bir yazılım ekibinin, kule titreşim sensöründen gelen veriye göre kanat açılarını ayrı ayrı ayarlayarak yapısal yükü azaltan bir kontrol yöntemi geliştirdiğini varsayalım. Bilgisayar programı tek başına patent konusu olmasa da, bu yöntemin türbinde somut ve ölçülebilir bir teknik etkisi olduğundan patent başvurusuna konu edilebilir. Anlatımda algoritmanın matematiksel ayrıntısından çok, hangi sensörün hangi veriyi sağladığı, kararın nasıl verildiği ve aktüatörde hangi fiziksel sonucun doğduğu vurgulanmalıdır. Sensör konumları ve veri akışı şemalarla gösterilmelidir.
Saha verisine dayalı arıza tahmini ve bakım planlama sistemleri ise daha dikkatli ele alınmalıdır. Yalnızca verileri toplayıp raporlayan, bakım ekibine uyarı gönderen bir sistem, iş yöntemi veya veri işleme olarak değerlendirilebilir ve teknik nitelik tartışması doğabilir. Buna karşılık tahmin sonucuna göre türbinin çalışma parametrelerini otomatik olarak değiştiren, örneğin aşırı ısınma riskinde jeneratör yükünü sınırlayan bir sistem daha güçlü bir teknik zemine sahiptir. Yazılımın bir kısmının ticari sır olarak saklanması, bir kısmının patentlenmesi de mümkün bir strateji olabilir; seçim, tersine mühendisliğin ne kadar kolay olduğuna bağlıdır.
Sahaya ve ihracata çıkmadan önce kontrol listesi
Rüzgâr sektöründe buluşlar çoğu zaman santral sahasında, işletmecinin gözü önünde denenir. Prototip bir kanat koruyucunun veya yeni bir yağ halkasının gerçek bir türbinde test edilmesi, işletmeci ve teknik personel açısından buluşun görülmesi anlamına gelir. Bu nedenle saha testi öncesinde gizlilik sözleşmesi yapılması, test sonuçlarının kime ait olacağının yazılması ve mümkünse başvurunun testten önce yapılması önerilir. Test raporları ve fotoğraflar, işletmecinin kurumsal sunumlarında veya sektör yayınlarında kullanılmadan önce kontrol edilmelidir. Dikkat edilmemesi hâlinde, iyi niyetle yapılan bir paylaşım bile yenilik tartışmasına neden olabilir. Test sonrasında işletmeciyle paylaşılan raporların hangi ayrıntıları içereceği önceden belirlenmelidir.
Türkiye'deki santrallerde geliştirilen çözümler kısa sürede Avrupa, Orta Asya veya Kuzey Afrika'daki projelere taşınabilir. İlk başvurudan itibaren 12 ay içinde rüçhan hakkına dayanarak yurt dışında başvuru yapılabilir; bu süre geçtikten sonra aynı buluş için yenilik sorunu doğabilir. Hangi ülkelerde başvuru yapılacağı, türbin üreticilerinin ve santral işletmecilerinin bulunduğu pazarlara göre belirlenmelidir. Rüzgâr enerjisinde lisans veya teknoloji transferi görüşmeleri de sıkça gündeme gelir; bu görüşmelere tescil edilmiş ya da en azından başvurusu yapılmış bir buluşla girmek, konumunuzu güçlendirir. Her projenin ticari ve teknik koşulları ayrıca değerlendirilmelidir. Türbin tedarik ihalelerine katılınacaksa, ihale dosyasındaki teknik açıklamaların da başvurudan sonra hazırlanması tercih edilmelidir.
Rüzgâr türbini bileşenlerine, üretim yöntemlerine ve kontrol sistemlerine ilişkin buluşlar 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında patent veya faydalı model olarak korunabilir. Yurt dışı koruma için uluslararası başvuru sistemleri ayrıca kullanılabilir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trBileşen haritası çıkarın, sahaya ondan sonra gidin
Rüzgâr enerjisindeki buluşları korumanın ilk adımı, türbini kanat, tahrik sistemi ve kontrol yazılımı olarak ayrı bileşenlere bölmek ve her birinde neyin yeni olduğunu yazılı olarak tespit etmektir. Ardından saha testleri, işletmeci paylaşımları ve ihracat planı bu haritaya göre sıralanmalıdır. Servis ve yan sanayi firmaları için bu yaklaşım, sahada doğan bir çözümü kalıcı bir ticari değere dönüştürmenin en sağlam yollarından biridir. Hangi bileşene öncelik verileceği ise işletmenizin sahadaki rolüne göre değişir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kanat onarımında kullandığımız yöntem patentlenebilir mi?
Onarım yöntemi yeni ve alandaki uzman için açıkça bilinen tekniklerden kolayca türetilemiyorsa usul patenti konusu olabilir. Yöntemin adımları, kullanılan malzeme ve elde edilen teknik etki ayrıntılı biçimde anlatılmalıdır. Usuller faydalı modelle korunamadığı için bu durumda patent yolu değerlendirilir.
Türbin kontrol yazılımımızı telifle mi, patentle mi korumalıyız?
Kaynak kod telif korumasından yararlanabilir, ancak bu koruma yalnızca kodun kopyalanmasına karşıdır. Yazılımın türbinde sağladığı teknik etki, örneğin yapısal yükü azaltan kontrol yöntemi, patentle korunabilir. İki yol birlikte kullanılabilir ve birbirini tamamlar. Hangisine öncelik verileceği, kodun ürünle birlikte teslim edilip edilmediğine göre değişebilir.
Orijinal üreticinin parçasının iyileştirilmiş bir versiyonunu üretmek sorun olur mu?
İyileştirilmiş parça, orijinal parçayı kapsayan yürürlükteki bir patentin istemlerine girebilir. Bu durumda kendi iyileştirmeniz için başvuru yapabilseniz bile, temel patent sahibinden izin almanız gerekebilir. Üretime başlamadan önce serbestçe kullanım analizi yapılması önerilir. Analiz, parçanın satılacağı her ülke için ayrı yapılmalıdır.
Rüzgâr projenizdeki buluşları birlikte haritalayalım
Kanat, tahrik veya kontrol alanındaki çözümlerinizin koruma seçeneklerini saha takviminizle birlikte değerlendirebiliriz.
Bizimle iletişime geçin