Bize ulaşın! 0535 664 07 63 ✉ yildirimpatent@gmail.com Hukuk Hizmetleri: cmyhukuk.com

Ortaklık Sözleşmesine Marka Maddesi Nasıl Yazılır?

Ortaklar arasındaki marka anlaşmazlıklarının çoğu, kuruluşta kimsenin sormadığı tek bir sorudan doğar: bu isim kimin? Ortaklık veya pay sahipleri sözleşmesine eklenecek iyi yazılmış bir marka maddesi, ayrılık gününde yaşanacak tartışmayı kuruluş gününde çözer.

Kısaca
Ortaklık Sözleşmesine Marka Maddesi Nasıl Yazılır? — bölüm şeması
Yazının bölüm akışı: Ortaklık Sözleşmesine Marka Maddesi Nasıl Yazılır?

Kuruluştan önce doğan marka: ortağın şahsındaki başvuru

İki kimya mühendisi ile bir satış uzmanı, endüstriyel temizlik ürünleri üretecek bir limited şirket kuruyor. Mühendislerden biri, şirket kurulmadan birkaç ay önce ürün adını kendi adına marka başvurusuna konu etmiş; o zaman acele etmek gerekiyordu ve şirket henüz yoktu. Kuruluşta herkes bu ismin 'şirketin markası' olduğunu kabul ediyor, ama sicilde sahip hâlâ o ortak. Bu tablo, iyi günlerde kimseyi rahatsız etmez; ancak ortaklardan biri ayrılmak istediğinde ya da şirkete yatırımcı girdiğinde, en değerli varlıklardan birinin şirketin dışında durduğu ortaya çıkar.

Maddenin ilk görevi bu durumu kapatmaktır. Kurucu ortaklardan herhangi birinin şahsı adına yapılmış veya tescil edilmiş, şirketin faaliyet alanıyla ilgili bütün başvurular maddede tek tek sayılmalı ve şirkete devri taahhüt edilmelidir. Marka devri yazılı yapılmalı ve sicile kaydettirilmelidir; sözleşmedeki taahhüt tek başına sicildeki sahipliği değiştirmez. Devrin bedelli mi bedelsiz mi olacağı, sermaye katkısı olarak mı değerlendirileceği ise ticaret hukuku ve vergi açısından ayrıca incelenmelidir. Bu adımlar kuruluş işlemleriyle aynı dönemde tamamlanırsa, ileride kimsenin 'ben şirkete bırakacaktım ama' demesine gerek kalmaz.

Maddenin iskeleti: sahiplik, kullanım ve karar yetkisi

İyi bir marka maddesi yalnız 'marka şirkete aittir' demekle yetinmez; markayla ilgili hangi kararların kim tarafından alınacağını da belirler. Yeni ülkelerde başvuru yapılması, marka yenilemesi, üçüncü kişilere lisans verilmesi, markanın devri veya teminat gösterilmesi gibi işlemler şirketin geleceğini doğrudan etkiler. Bu kararlardan hangilerinin müdürün yetkisinde kalacağı, hangilerinin ortakların oybirliğine ya da nitelikli çoğunluğuna bağlanacağı yazılmalıdır. Özellikle markanın devri ve münhasır lisans gibi geri dönüşü zor işlemler için daha sıkı bir onay mekanizması tercih edilebilir. Oy eşitliği olan iki ortaklı şirketlerde kilitlenmeyi önleyecek bir çözüm yolu da öngörülmelidir; aksi hâlde yenileme gibi zorunlu bir işlem bile ortakların anlaşamaması yüzünden aksayabilir.

Kullanım konusunda da açık hükümler gerekir. Ortakların markayı şirket dışındaki kişisel işlerinde, örneğin danışmanlık hizmetlerinde veya kendi sosyal medya içeriklerinde nasıl kullanabileceği, logo ve kurumsal kimlik kurallarına uyma yükümlülüğü maddeye eklenebilir. Temizlik ürünleri şirketinde satış uzmanının ürün tanıtım videolarında logoyu kişisel hesabında kullanması buna örnektir. Ortaklardan birinin kendi soyadını taşıyan bir markanın şirket adına tescil edilmesi söz konusuysa, o ortağın ayrıldıktan sonra kendi adını mesleki faaliyetlerinde kullanma hakkı ile şirketin marka hakkı arasındaki denge ayrıca kurulmalıdır. Bu tür ayrıntılar her ortaklıkta farklı olduğundan, madde şablondan kopyalanmak yerine somut ortaklık kendi koşullarında yazılmalıdır.

Ayrılan ortak senaryosu: çıkış gününü önceden yazmak

Temizlik ürünleri şirketinde, yıllar sonra satış uzmanı ortak ayrılıp aynı sektörde kendi işini kurmaya karar veriyor. Müşteriler onu tanıyor ve yeni şirketinin adı eski markaya bir harf farkla benziyor. Bu noktada ortaklık sözleşmesinde bir çıkış hükmü yoksa, şirket yalnız genel marka hukuku yollarına başvurabilir; bu da zaman ve maliyet demektir. Sözleşmede ise ayrılan ortağın şirket markasını ve karıştırılma yaratacak benzer işaretleri kullanmayacağı, başvuru yapmayacağı ve yapılmış başvuruları geri çekeceği açıkça yazılabilir. Böyle bir hüküm, ayrılan ortağa neyin yasak olduğunu önceden gösterdiği için çoğu zaman anlaşmazlığın büyümesini de engeller.

Çıkış hükmü, rekabet yasağı ile karıştırılmamalıdır. Ayrılan ortağın aynı sektörde çalışmasını sınırlayan bir hüküm, süre, yer ve konu bakımından ölçülü olmalı ve geçerliliği ayrıca değerlendirilmelidir; marka kullanmama yükümlülüğü ise ortağın çalışma özgürlüğünü değil, yalnız şirketin işaretini korur. Maddeye, ortağın ayrılırken şirket adına kayıtlı alan adı, sosyal medya hesabı ve pazaryeri mağazalarının erişim bilgilerini teslim edeceği de eklenmelidir. Bu hesapların sicilde değil fiilen kimin elinde olduğu, ayrılık gününde en çok tartışılan konulardan biridir. Ayrılığın koşulları ve pay devrinin bedeli belirlenirken marka değerinin nasıl hesaplanacağı konusunda bir yöntem öngörmek de anlaşmazlıkları azaltır.

Önleyici ekler ve uyuşmazlık yolu

Maddenin sonunda birkaç önleyici ek yer alabilir. İlki, ortakların şirketin faaliyet alanında kendi adlarına marka başvurusu yapmama taahhüdüdür; aksi hâlde yapılmış başvurular şirkete devredilmek üzere kabul edilir. İkincisi, şirketin markalarının güncel listesinin yıllık olarak ortaklara sunulmasıdır; böylece hangi başvurunun hangi aşamada olduğu herkesin bilgisinde kalır. Üçüncüsü, ortaklardan biri kendi tasarladığı logo veya ambalajı şirkete getirdiyse, bu eserler üzerindeki mali hakların da yazılı olarak ve haklar tek tek sayılarak şirkete devredildiğinin kayda geçirilmesidir. Bu üç ek, maddenin kâğıt üzerinde kalmasını önler.

Son olarak, markayla ilgili bir anlaşmazlıkta izlenecek yol belirlenebilir. Ortaklar önce arabuluculuk gibi bir müzakere aşamasından geçmeyi, sonuç alınamazsa dava veya tahkim yoluna başvurmayı kararlaştırabilir. Ticari davalarda bazı uyuşmazlıklar için dava açmadan önce arabulucuya başvuru zorunlu olabileceğinden, bu konunun da güncel mevzuat üzerinden teyit edilmesi gerekir. Maddenin şirket esas sözleşmesine mi yoksa ayrı bir pay sahipleri sözleşmesine mi konulacağı da tartışılmalıdır; esas sözleşme ticaret sicilinde ilan edilir, pay sahipleri sözleşmesi ise ortaklar arasında gizli kalabilir. Yatırımcı girişlerinde bu tercih yeniden gözden geçirilmelidir.

İlgili Mevzuat

Ortaklık yapısı ve pay sahipleri arasındaki ilişkiler 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, markanın sahipliği ve devri ise 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu çerçevesinde değerlendirilir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — mevzuat.gov.tr 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.tr

Ortaklık iyiyken yazılan madde, ayrılıkta ortakları korur

Marka maddesi, ortaklar arasında güvensizlik ifadesi değil, herkesin emeğini koruyan bir çerçevedir. Kuruluştan önce doğmuş başvuruların şirkete devri, karar yetkisinin dağılımı, ayrılan ortağın yükümlülükleri ve dijital hesapların teslimi yazılı hâle geldiğinde, şirketin en görünür varlığı kişisel ilişkilerin iniş çıkışlarından bağımsız hâle gelir. Bu maddeyi yeni ortak girişlerinde ve yatırım turlarında gözden geçirmek, değişen ortaklık yapısıyla uyumunu korur. Madde ne kadar sade yazılırsa, ortaklar tarafından o kadar iyi anlaşılır ve uygulanır.

Sıkça Sorulan Sorular

Şirket kurulmadan önce kendi adıma aldığım markayı şirkete devretmem gerekir mi?

Marka şirketin faaliyetinde ve ürünlerinde kullanılacaksa, şirkete devredilmesi sahiplik tartışmalarını önler. Devir yazılı yapılmalı ve üçüncü kişilere karşı da etkili olması için sicile kaydettirilmelidir. Devrin bedelli mi, sermaye katkısı olarak mı yapılacağı ise ticaret hukuku ve vergi açısından ayrıca değerlendirilmelidir.

Ortaklıktan ayrılan kişi markaya benzer bir ad kullanabilir mi?

Marka şirkete aitse, karıştırılmaya yol açan benzer işaretlerin kullanımı genel marka hukuku kurallarına göre engellenebilir. Ortaklık sözleşmesinde açık bir çıkış hükmü bulunması ise bu yükümlülüğü netleştirir ve uyuşmazlık hâlinde şirketin elini güçlendirir. Hüküm, rekabet yasağından ayrı olarak düzenlenmelidir.

Marka maddesi esas sözleşmeye mi, pay sahipleri sözleşmesine mi yazılmalı?

Her iki yol da mümkündür. Esas sözleşme ticaret sicilinde ilan edildiği için herkes tarafından görülebilir; pay sahipleri sözleşmesi ise ortaklar arasında kalır ve daha ayrıntılı düzenlemelere uygundur. Tercih, ortaklık yapısına ve gizlilik ihtiyacına göre yapılmalıdır.

Ortaklık sözleşmenizdeki marka maddesini birlikte kuralım

Kuruluş aşamasında veya yeni bir ortak girişinde marka sahipliği ve çıkış hükümlerini birlikte değerlendirebiliriz.

Bizimle iletişime geçin