Bize ulaşın! 0535 664 07 63 ✉ yildirimpatent@gmail.com Hukuk Hizmetleri: cmyhukuk.com

Fırın ve Pastanede 30. Sınıf mı, 43. Sınıf mı?

Bir fırının markası, ürettiği ekmek ve pastaları mı, yoksa müşteriye sunduğu oturma ve servis deneyimini mi temsil ediyor? Bu sorunun cevabı zamanla değişir. Mahalle fırınının büyüme hikâyesi üzerinden, 30. ve 43. sınıfın hangi aşamada devreye girdiğini sırayla ele alıyoruz.

Kısaca
Fırın ve Pastanede 30. Sınıf mı, 43. Sınıf mı? — bölüm şeması
Yazının bölüm akışı: Fırın ve Pastanede 30. Sınıf mı, 43. Sınıf mı?

İlk yıl: tezgâhta simit, poğaça ve somun

Ege'de bir ilçede açılan küçük bir fırın düşünelim. Sabah beşte taş fırından çıkan somunlar, susamlı simitler ve peynirli poğaçalar tezgâhta satılıyor, müşteriler ürünü alıp gidiyor. Bu tabloda markanın üzerinde durduğu şey, bizzat üretilen unlu mamullerdir. Nice sınıflandırması içinde ekmek, simit, poğaça, börek, pasta, kurabiye, bisküvi, kek ve un bazlı hamur işleri 30. sınıfta yer alır. Aynı sınıf un, maya, kabartma tozu, çikolata ve şekerleme gibi ürünleri de kapsar. Dolayısıyla fırın sahibinin ilk başvurusunda 30. sınıfı seçmesi, ürettiği ve sattığı şeyle doğrudan örtüşür.

Bu aşamada sık yapılan hata, sınıf başlığını olduğu gibi kopyalayıp listeyi gereğinden geniş tutmaktır. Fırın yalnız ekmek ve tuzlu hamur işleri üretiyorsa, dondurma veya bal gibi alakasız ürünleri listeye eklemek başvurunun itiraz riskini artırabilir ve ileride kullanmama iddialarına açık alan bırakır. Tersine, pastane bölümü açma planı varsa pasta, tatlı ve kurabiye ürünlerinin baştan yazılması yerinde olur. Ürün listesi, bugünkü üretim ile yakın vadede satılacak ürünler dikkate alınarak hazırlanmalıdır. Liste taslağını fırının günlük üretim çizelgesiyle yan yana koyup kontrol etmek pratik bir yöntemdir.

Masalar gelince markanın yaptığı iş değişir

Fırın ikinci yılında yan dükkânı kiralayıp on masalık bir oturma alanı açıyor; çay, filtre kahve, tost ve kahvaltı tabağı servis ediliyor. Artık müşteri yalnız ürün almıyor, bir yiyecek içecek sağlama hizmetinden yararlanıyor. Bu hizmet Nice sınıflandırmasında 43. sınıfta yer alır; kafe, pastane salonu, restoran, catering ve self servis hizmetleri bu başlık altında değerlendirilir. 30. sınıftaki tescil, tabeladaki adın bir kafe hizmeti olarak kullanılmasına karşı her zaman yeterli koruma sağlamayabilir. Bu nedenle servis başlamadan önce 43. sınıfın eklenmesi için ayrı bir başvuru planlanmalıdır.

Burada dikkat edilecek nokta, iki sınıfın birbirinin yerine geçmediğidir. Aynı adla faaliyet gösteren başka bir işletme yalnız kafe işletiyorsa, sizin 30. sınıftaki tescilinizle o işletmeye karşı ileri sürebileceğiniz hakların kapsamı mal ile hizmet arasındaki benzerliğe göre değişir. Bu değerlendirme karışıklık ihtimali ve pazarın özellikleriyle birlikte yapılır; sonuç her dosyada kendi koşullarına göre farklı çıkabilir. Kahve ağırlıklı bir konsepte kayıyorsanız 43. sınıf ile 30. sınıf arasındaki ayrımı kahve dükkânı örneği üzerinden anlatan yazımız da size ek bir bakış açısı sunacaktır. Karar verirken tabelanın ve menünün nasıl kullanıldığına da bakılmalıdır.

Paketli kurabiye markete girdiğinde

Üçüncü yılda fırının tereyağlı kurabiyeleri ve galeta çubukları yerel marketlerin rafına giriyor. Bu durum 30. sınıfın önemini artırır, çünkü artık marka fırının kapısından uzakta, başka ürünlerle aynı rafta rekabet ediyor. Ambalajda kullanılacak logonun başvurudaki logoyla aynı olup olmadığı, ürün adının ayrıca bir seri adı olarak kullanılıp kullanılmadığı gözden geçirilmelidir. Paketli ürünlerde çoğu zaman fırının adına ek olarak bir ürün adı da kullanılır; örneğin kurabiye serisine verilen ayrı bir isim. Bu isim de ayrıca tescile değer bir marka olabilir ve kendi başvurusunu gerektirebilir.

Online satış başladığında 35. sınıf da gündeme gelir. Fırın kendi internet sitesinden veya bir pazaryerinden ürünlerini satıyorsa, gıda ürünlerinin perakende ve çevrim içi satışına ilişkin hizmetler 35. sınıfta değerlendirilir. Ancak her fırının 35. sınıfa ihtiyacı yoktur; yalnız kendi ürettiğini satan bir işletme için 30. sınıf çoğu zaman temel korumayı sağlar. Farklı üreticilerin ürünlerini de raflarına alan bir şarküteri köşesi açılıyorsa, 35. sınıf daha anlamlı hâle gelir. Ekmek yapım atölyeleri veya çocuklara kurabiye süsleme kursu düzenlenecekse eğitim hizmetleri için 41. sınıf da düşünülebilir.

Şube ve franchise aşamasında listeyi yeniden okumak

Beşinci yılda fırın komşu ilçelerde şube açmayı ve bir girişimciye bayilik vermeyi planlıyor. Bu aşamada marka, bir ürün adından çok bir işletme modeline dönüşür. Franchise görüşmelerinde karşı taraf, hem ürünlerin hem de kafe hizmetinin tescilli olmasını bekler; çünkü bayi hem sizin tarifinizle üretilen unlu mamulleri satacak hem de aynı tabela altında servis verecektir. Eksik sınıf, sözleşme müzakeresinde sizi zayıf gösterebilir ve bayinin başka sınıfta benzer bir başvuru yapması gibi riskleri doğurabilir. Sözleşmede markanın kullanım biçimi ve sınıflara göre lisans kapsamı açıkça yazılmalıdır.

Büyüme planı netleştiğinde yapılacak iş, mevcut tescillerin listesini güncel faaliyetle karşılaştırmaktır. Başvurusu yapılmış ya da tescil edilmiş bir markanın mal ve hizmet listesi sonradan genişletilemez; yeni sınıflar veya yeni ürünler için ayrı başvuru yapılması gerekir. Marka koruması 10 yıl sürer ve yenilenebilir, ancak tescil tarihinden itibaren 5 yıl boyunca kullanılmayan mal ve hizmetler için iptal talebi gündeme gelebilir. Bu yüzden hem eksik hem de gereksiz geniş liste, farklı yönlerden risk taşır. Nice sınıflandırması içindeki genel yapıyı bilmek, bu güncellemeyi daha bilinçli yapmanızı sağlar.

İlgili Mevzuat

Marka başvurusunda mal ve hizmetlerin sınıflandırılması ve tescilin kapsamı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile Nice sınıflandırmasına göre belirlenir. Kullanmama nedeniyle iptal de aynı Kanun çerçevesinde değerlendirilir.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.tr

Fırının her büyüme adımında sınıf listesine bir bakış

Fırın ve pastane markalarında sınıf kararı tek seferlik bir işlem değildir. Tezgâhtan satış döneminde 30. sınıf ana korumayı sağlarken, oturma alanı açıldığında 43. sınıf, paketli ürün ve online satışta 35. sınıf, atölye ve kurslarda 41. sınıf gündeme gelir. Her yeni adımdan önce mevcut tescilleri faaliyetinizle karşılaştırmak, hem eksik korumayı hem de kullanılmayan geniş listelerin getirdiği iptal riskini azaltır. Şube açmadan önce yapılacak kısa bir liste kontrolü, ileride çok daha maliyetli olabilecek düzeltmelerin önüne geçer.

Sıkça Sorulan Sorular

Hem ekmek üretip hem kafe işletiyorsam iki sınıfa birden mi başvurmalıyım?

Genellikle evet; ürettiğiniz ekmek, pasta ve hamur işleri 30. sınıfta, masada sunduğunuz yiyecek içecek hizmeti 43. sınıfta yer alır. İki faaliyeti aynı adla yürütüyorsanız her iki sınıfın korunması daha dengeli bir çerçeve sağlar. Liste somut faaliyete göre hazırlanmalıdır.

Pastanemin adı yalnız 43. sınıfta tescilliyse paketli pastalarım korunur mu?

43. sınıf hizmeti korur; paketli olarak market rafında satılan pastalar ise 30. sınıftaki mallardır. Mal ile hizmet arasındaki benzerliğe göre bir miktar koruma tartışılabilir, ancak bu belirsiz bir alandır. Paketli ürün satışı başlamadan 30. sınıf için başvuru yapılması daha güvenli olur.

Tescilli markamın listesine sonradan yeni ürün ekleyebilir miyim?

Hayır, tescil edilen ya da başvurusu yapılmış bir markanın mal ve hizmet listesi genişletilemez. Yeni ürün veya sınıflar için ayrı bir başvuru yapılması gerekir. Bu nedenle büyüme planlarınızı başvuru öncesinde listeye yansıtmak önemlidir. Mevcut başvurunuz ise yeni başvuruyla birlikte korunmaya devam eder.

Fırınınızın büyüme planına göre sınıf listesini birlikte hazırlayalım

Mevcut faaliyetiniz ve yakın dönem hedefleriniz üzerinden ön araştırmayı ve sınıf seçimini birlikte değerlendirebiliriz.

Bizimle iletişime geçin