Tekstil sektöründe aynı iplikten hem kumaş, hem havlu, hem de gömlek üretilebilir; ancak marka hukukunda bu ürünler aynı yerde durmaz. Kumaş ve ev tekstili 24. sınıfta, giyilen ürünler 25. sınıfta yer alır. Ege'deki bir dokuma atölyesinin ürün envanteri üzerinden bu ayrımı somutlaştırıyoruz.
- Kumaş, havlu, nevresim, perde ve battaniye gibi ürünler 24. sınıftadır.
- Bornoz, pijama, gömlek, eşarp ve ayakkabı gibi giyilen ürünler 25. sınıftadır.
- Ürünün vücutta giyilip giyilmediği, iki sınıf arasındaki en pratik ölçüttür.
Dokuma tezgâhından çıkan ürünlerin envanteri
Ege'de üç kuşaktır pamuklu dokuma yapan bir aile işletmesi düşünelim. Atölyenin tezgâhlarından metre ile satılan pamuklu kumaş, el ve banyo havlusu, pike, masa örtüsü ve yıkanmış keten perdeler çıkıyor. İşletmenin genç kuşağı ise aynı kumaştan bornoz, kimono tipi sabahlık, plaj elbisesi ve keten gömlek dikmeye başlamış. Marka başvurusu için ilk yapılacak iş, bu ürünleri 'örtünen ve evde kullanılan' ile 'giyilen' olarak iki gruba ayırmaktır. İlk grup 24. sınıfa, ikinci grup 25. sınıfa yönelir. Bu basit ayrım, listenin iskeletini birkaç dakikada çıkarır ve sonraki ayrıntılar için sağlam bir zemin oluşturur.
Nice sınıflandırmasında 24. sınıf; dokuma ve örme kumaşlar, tekstilden ev eşyaları, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, havlular, masa örtüleri, peçeteler, tekstil perdeler ve battaniyeler gibi ürünleri kapsar. 25. sınıf ise giysiler, ayakkabılar ve başa giyilen ürünlerle sınırlıdır. Kumaşın hammaddesi olan iplik ise 23. sınıfta yer alır; iplik üretimine yönelen firmalar için iplik ve kumaş ayrımını ele alan yazımız ayrıca yol gösterir. Bu üç sınıf zincir gibi birbirine bağlıdır: iplik 23, kumaş 24, giysi 25. Atölye hangi halkada ürün satıyorsa, marka korumasının da o halkaya yerleşmesi gerekir.
Havlu ile bornoz: aynı pamuk, iki ayrı sınıf
Tekstil markalarında en öğretici örnek havlu ile bornozdur. İkisi de aynı havlu kumaştan, aynı tezgâhta, çoğu zaman aynı siparişte üretilir. Ancak havlu bir ev tekstili ürünü olduğu için 24. sınıfta, bornoz ise giyilen bir ürün olduğu için 25. sınıfta yer alır. Plaj havlusu ile pareo, battaniye ile panço, masa örtüsü ile mutfak önlüğü arasında da benzer bir çizgi vardır. Kural basittir: ürün vücuda giyiliyorsa 25. sınıf, bir yüzeyi örtüyor, kurulanmakta ya da dekorasyonda kullanılıyorsa 24. sınıf. Önlük, bebek önlüğü ve iş kıyafetleri de giyilen ürün olarak 25. sınıf içinde değerlendirilir.
Bu ayrımın pratik sonucu önemlidir. Yalnız 24. sınıfta tescilli bir havlu markası, aynı adın bir bornoz koleksiyonunda başka bir firma tarafından kullanılmasına karşı her zaman güçlü bir dayanak sunmayabilir. Mal benzerliği değerlendirmesinde havlu ile bornozun aynı satış kanallarında bulunması dikkate alınabilir, ancak bu tartışma belirsizlik taşır ve sonucu somut durumun kendi koşullarına göre değişir. Bu yüzden hem ev tekstili hem giyim ürünleri satan bir markanın iki sınıfı birlikte koruması daha güvenlidir. Başvuru ücretinin sınıf sayısına göre değişebileceğini de hesaba katın; güncel tutarı resmî tarifeden teyit etmek gerekir.
Kumaş satıcısı hazır giyime geçtiğinde
Bursa'da döşemelik ve elbiselik kumaş toptancılığı yapan bir firma, yıllardır 24. sınıfta tescilli markasıyla konfeksiyon atölyelerine kumaş satıyor. Bir gün kendi etiketli gömlek ve elbise serisi çıkarmaya karar veriyor. Firma sahibi, markası zaten tescilli olduğu için yeni başvuruya gerek olmadığını düşünüyor. Oysa mevcut tescil kumaşı korur; kumaştan dikilmiş gömlek ise farklı bir mal grubudur. Tescilin listesi sonradan genişletilemeyeceği için 25. sınıf için yeni bir başvuru yapılması gerekir. Bu süreçte aynı adın başka biri adına 25. sınıfta tescilli olup olmadığı araştırılmalıdır.
Hazır giyime geçişte karşılaşılan bir başka durum, kumaş müşterilerinin de aynı markayı etiketlerinde kullanmak istemesidir. Konfeksiyoncu, sizden aldığı kumaşın adını kendi gömleğinin askılı etiketinde 'bu ürün şu kumaştan üretilmiştir' şeklinde gösterebilir. Bu kullanımın sınırı ve izin koşulları yazılı olarak belirlenmelidir; aksi hâlde müşteri, kumaş markasını kendi giyim markası gibi kullanmaya başlayabilir. Kendi giyim serisinin satışına mağaza ve online kanal da eklenecekse, giyim markası ile perakende hizmetleri arasındaki ilişkiyi anlatan yazımıza da göz atabilirsiniz. Her kanal, listeye ayrı bir satır ekleyebilir.
Etiket, fason üretim ve ihracat öncesi son kontrol
Tekstilde fason üretim yaygındır. Kendi tezgâhı olmayan bir marka, havluyu bir atölyeye, bornozu başka bir atölyeye dokutup diktirebilir. Bu durumda markanın sahibi, ürünü üreten değil, piyasaya kendi adıyla süren taraftır. Fason sözleşmesinde markanın, dokuma desenlerinin ve kalıpların kime ait olduğu açıkça yazılmalı; üreticinin fazla üretimi başka kanallara satmasını önleyen hükümler eklenmelidir. Başkaları için kumaş boyama, baskı veya dikiş hizmeti veren atölyeler ise ürün değil hizmet sattıkları için 40. sınıfı değerlendirmelidir. Bu hizmet sınıfı, fasoncunun kendi adını korumak istediğinde gündeme gelir.
İhracata açılmadan önce yapılacak son kontrol listesi kısadır. Hedef ülkede ürün kategorileri aynı Nice sınıflarına göre değerlendirilir; bu yüzden Türkiye'deki listeyi temel almak kolaylık sağlar. Marka başvurusundan itibaren 6 ay içinde rüçhan hakkı talep edilerek yurtdışında başvuru yapılabilir. Ev tekstilinde yatak ve mobilya ile iç içe geçen ürünler, örneğin yastık ve yorgan, farklı sınıflara uzanabilir; bu konuda ev tekstili ve mobilya ayrımını anlatan yazımız ek bilgi sunar. Marka koruması 10 yıl sürer ve yenilenebilir. Liste hazırlanırken bugünkü üretim ile gelecek sezon planı birlikte gözetilmelidir.
Tekstil ve giyim markalarının sınıflandırılması, tescili ve rüçhan hakkı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ve Nice sınıflandırması çerçevesinde düzenlenir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.trÖrten ürün 24'te, giyilen ürün 25'te kalır
Kumaş ve ev tekstili ile hazır giyim arasındaki sınır, üretim hattında değil kullanım biçiminde çizilir. Havlu, nevresim, perde ve battaniye 24. sınıfta; bornoz, pijama, gömlek ve eşarp 25. sınıfta yer alır. Aynı atölyeden çıkan ürünleri bu ölçütle ayırmak, hangi sınıfların gerekli olduğunu hızla gösterir. Kumaş satıcısından giyim markasına geçiş, fason üretim ve ihracat gibi dönüm noktalarında listeyi yeniden gözden geçirmek, markanın işletmeyle birlikte büyümesini sağlar.
Sıkça Sorulan Sorular
Havlu ve bornoz aynı sınıfta tescil edilebilir mi?
Hayır, havlu ev tekstili ürünü olarak 24. sınıfta, bornoz ise giyilen bir ürün olarak 25. sınıfta yer alır. Aynı kumaştan üretilseler de sınıfları farklıdır. İki ürünü de aynı markayla satıyorsanız her iki sınıfta koruma almanız daha güvenli olur.
Kumaş markam 24. sınıfta tescilli; gömlek satmak için yeni başvuru gerekir mi?
Evet, tescilli bir markanın listesine sonradan yeni mal eklenemez. Gömlek ve diğer giysiler 25. sınıfta yer aldığı için bu sınıfta ayrı bir başvuru yapılmalıdır. Başvuru öncesinde aynı veya benzer bir markanın 25. sınıfta tescilli olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fason üretim yapan atölye hangi sınıfta marka almalı?
Başkaları için dokuma, boyama, baskı veya dikiş hizmeti veren atölyeler ürün değil hizmet sattıkları için 40. sınıfı değerlendirmelidir. Atölye kendi adıyla ürün de satıyorsa ilgili mal sınıfları, yani 24 veya 25, ayrıca gündeme gelir. Karar faaliyetin gerçek içeriğine göre verilmelidir.
Tekstil ürünleriniz için sınıf listesini birlikte çıkaralım
Ürün envanterinizi kullanım biçimine göre ayırarak başvuru listesini ve ön araştırmayı birlikte değerlendirebiliriz.
Bizimle iletişime geçin